Akıncı sözlerinin arkasında durmalı
Özer Kanlı

Özer Kanlı

YAZI-YORUM

Akıncı sözlerinin arkasında durmalı

02 Şubat 2017 - 09:30 - Güncelleme: 03 Şubat 2017 - 10:12

Kıbrıs Türkü bugün eğer Yunan egemenliğine girmiş bir adada azınlık durumunda değilse bunda en büyük pay, Türkiye ile kimilerinin son zamanlarda kötülemeye çalıştıkları Atatürk milliyetçisi Kıbrıs Türkleri’nindir.

Türkiye zor koşullarda, üzerinde oynanmaya çalışılan çok sayıda oyuna rağmen Kıbrıs’ın kendisinin jeostratejik çıkarlarının korunmasındaki öneminin farkındadır.

Türkiye ahde vefa gereği, Kıbrıs Türkleri’ni bu adaya getirenin, onların başına gelen herşeyin sorumlusu olduğunun, bu nedenle Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlük ve güvenliğinin kendisi tarafından gözetilmesi gerektiğinin de farkındadır.

Kıbrıs Türkü’nün hakkını , hukukunu korumayan veya koruyamayan bir Türkiye ne kendi haklarını, ne de başkalarının hakkını koruyamaz, dostlarına güven veremez.

İşte bir taraftan yaşadığı sorunlar, diğer taraftan sorumlulukları dolayısıyla konjonktür gereği Türkiye’nin Kıbrıs konusunda izlediği tutum çok da istikrarlı bir seyir izleyememiştir.

Kimi zaman, KKTC’nin tanınması istikamatine yönelinmiş, kimi zaman konfederasyon politikası izlenmiş, kimi gün ise, Annan Planı gibi kötü bir plana sırf içinde bazı şeyler var ve Rumlar ‘hayır’ diyecek diye ‘evet’ denilmiştir.

Son zamanlarda uygulanan siyaseti ve gerisinde yatan düşünceyi ise, şöyle özetlemek mümküdür:

“KIBRIS TÜRKLERİ VE TÜRKİYE İÇİN;

  • KIBRIS’TAKİ İKİ KESİMLİLİĞİN, İKİ TOPLUMLULUĞUN BOZULMAMASI,
  • RUMLARIN MÜLKİYET VE NÜFUS KONULARINDA KIBRIS TÜRK DEVLETİ’NİN ÜZERİNE GÖLGE DÜŞÜREMEMESİ, SORUN YARATAMAYACAK OLMASI,
  • YENİ ORTAKLIK DEVLETİ’NİN SİYASİ EŞİTLİK ÜZERİNE BİNA EDİLMESİ,
  • TÜRKİYE’NİN ETKİN VE FİİLİ GARANTİSİNİN KIBRIS TÜRKLERİ’NİN GÜVENCESİ OLMAYA DEVAM ETMESİ ESASTIR”

Türkiye, tüm dünyaya bunları içerecek bir çözüme “evet” diyeceğini, artık sorunun uzayıp gitmesini istemediğini söylemiş ve bu tutumu kabul görmüş, en azından bu tutumuna reaksiyon gösteren kalmamıştır.

Türkiye, seçilmesinin hemen ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Mustafa Akıncı’ya da bu tutumunu net bir şekilde ifade etmiş ona bu yolda yürümesi halinde kendisinin arkasında durulacağı sözü vermiştir.

Ve ortada Türkiye ile Sayın Akıncı’nın uzlaştıkları bir de doğal takvim vardır; bu takvime göre Kıbrıs konusunda 2016 yılı sonuna dek bir çözüme varılması şarttır.

***

Ben, Sayın Akıncı’nın Mayıs 2015’te göreve başladıktan sonra gereğinden fazla iyi niyetli ve tavizkar bir tutumla Anastasiades’in karşısına geçtiği ve Rum’un hiç bir şey vermeden ileride kullanmak üzere cebine attığı pek çok taviz kopardığı görüşündeyim.

Ancak, Sayın Akıncı’nın zaman içerisinde Rum tarafının niyetinin kendisinin kafasında şekillendirdiği gibi, Türk tarafının da çıkarlarını gözeten, Türkiye’nin bölgedeki hidrokarbon potansiyetlinin pazarlandığı bir merkez olmasını öngören bir anlaşmada olmadığını kavramaya başladığı izlenimi edinmiş durumdayım.

Sayın Akıncı şimdiye kadar pek çok şey söyledi, ancak İstanbul olayı nedeniyle belirttikleri ve Cumartesi günü Lefke’de ifade ettikleri, gelecek adına mutlaka üzerinde durulması gereken şeylerdir:

***

Ne diyor Sayın Akıncı;

  1. Anastasiades Kıbrıs Türk tarafını ara bölgeye sıkıştırmak istiyor, ama Türk tarafı buna boyun eğmeyecektir.
  2. BM’nin Anastasiades’in baskısı ile “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin BM’ye üye olduğunu ve BM’nin politikalarının değişmediğini açıklaması, Kıbrıslı Türkler’e karşı yıllardır süren haksızlıkların devamından başka öneme sahip değildir.
  3. Türk tarafı 11 Şubat deklarasyonuna uygun davranmaktadır, ancak Rum tarafı bundan uzaklaşmak, ikide bir bugüne kadar yürütülen çabaları sekteye uğratmak niyetinde ise ve 2016 yılını da heba etmeye yöneliyorsa, o zaman ayrılığı kökleştireceğinin de bilincinde olması lazımdır.
  4. Eğer, Anastasiades, “İstanbul’dakinin benzeri toplantılar bir daha yapılmayacak ve  Akıncı da katılmayacak” şeklinde bir şartla masaya dönmeye çalışırsa, bilsin ki böyle bir şart söz konusu değildir ve Türk tarafı İstanbul benzeri toplantılara yine katılacaktır.

Peki ama Sayın Akıncı bunların arkasında duracak mı?

Göreceğiz.

Durursa görevini yapmış bir KKTC Cumhurbaşkanı olur, duramazsa tarih kendisini affetmez.

***

Neden?

Çünkü Anastasiades’in niyeti bellidir.

Anastasiades, Güney Kıbrıs’ta 22 Mayıs Pazar günü yapılan seçimlerde ortaya çıkan tablonun farkındadır.

Rum halkı kendi ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümünü, Kıbrıs konusundaki beklentilerinin yerine gelmesini, Kıbrıs Türk tarafındaki “sol” kesimin öngördüğü bir çözümde görmemektedir.

Rum halkının çok büyük kesimi, asla Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamını, Kıbrıs Türkleri’nin eşit-egemen ortak olarak kurulacak yeni devletin yönetiminde yer almasını, çözümün maliyetinin birlikte üstlenilmesini, Türkiye’nin bir enerji dağıtım ve pazarlama merkezi, istikrar ülkesi olarak Ortadoğu’nun tartışmasız en güçlü devleti olmasını, Dünya’nın önde gelen 10 devleti arasında girmesini istemez.

Buna en az yarısı hâlâ EOKA’ya bağlı olan Anastasiades’in partisi DİSİ ve Rusya ile göbek bağını kesemeyen, Türkiye düşmanlığını sürdürmek zorunda olan AKEL de dahildir.

Sayın Akıncı’nın tüm bu gelişmeler yaşanırken yapacağı tek bir şey vardır:

DİK DURMALI, ASLA KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI OLDUĞUNU UNUTMAMALIDIR.

Bunu unutmadığı sürece KKTC halkının çok büyük kesimi yanında yer alacaktır.

Bazı uçlar kendisini eleştirse bile Sayın Akıncı, Kıbrıs’ın jeo stratejik öneminin iyi etüd edildiği, dünya ve bölgedeki dengelerin, niyetlerin iyi analiz edildiği, Kıbrıs Türk Halkı’nın haklarının sağlıklı bir şekilde korunduğu, egemenlik ve özgürlüğümüzü esas alan yolu izlemelidir.

Rum, beklenmedik şekilde aklını başına toplar ve 2016 sonuna dek bir anlaşma noktasına gelirse ne ala , gelmezse yapılacak olan ortada; HEP BİRLİKTE DÜNYAYA KENDİMİZİ ANLATMALI VE HAKKIMIZ OLAN STATÜMÜZLE ULUSLARARASI ALANDAKİ  YERİMİZİ ALMAYI TALEP ETMELİYİZ.

Kolay değil, ama oturup da Rum’un zulmünü çekecek, keyfini bekleyecek de değiliz.

Benim Sayın Akıncı’nın son söylemlerinden anladığım budur.

İnşallah yanılmam.

 

Bu yazı 3140 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar